Yabancı bir çalışanı sponsorluk yoluyla işe almak, işverene yasal sorumluluklar yükler.
ABD’deki işverenler, hem geçici çalışma vizeleri hem de kalıcı istihdama dayalı göçmen vizeleri için belirli kurallara uymak zorundadır. Bu kurallar, hem Amerikan işçilerini hem de yabancı çalışanları korumayı amaçlar.
H-1B gibi geçici vizeler için işverenler, önce Çalışma Bakanlığı’na (Department of Labor) bir Çalışma Koşulu Başvurusu (LCA – Labor Condition Application) sunmak zorundadır. İşveren, bu başvuruda geçerli piyasa ücretini ödemeyi ve adil çalışma koşullarını sağlamayı taahhüt eder.
Bu adım, ücretlerin düşürülmesini önlemeye yardımcı olur.
Daha sonra işveren, USCIS’e (ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri) Form I-129 (Göçmen Olmayan İşçi Dilekçesi) sunar. Bu dilekçede doğru iş tanımları, maaş bilgileri ve pozisyonun uygunluğunu kanıtlayan belgeler yer almalıdır. Yanlış veya yanıltıcı beyanlarda bulunmak, para cezaları veya yasal yaptırımlar ile sonuçlanabilir.
İstihdama dayalı göçmen vizeleri (örneğin EB-1, EB-2, EB-3) için süreç daha kapsamlıdır. Çoğu durumda süreç, PERM işgücü sertifikasyonu ile başlar. İşveren, iş ilanı vermeli, başvuranları değerlendirmeli ve uygun bir ABD vatandaşı çalışanın bulunmadığını kanıtlamalıdır.
Bu aşamanın ardından, Form I-140 (Göçmen İşçi Dilekçesi) USCIS’e sunulur.
Süreç boyunca işverenin;
- Kayıt tutma yükümlülüğü,
- Çalışanları hakları konusunda bilgilendirme,
- Olası denetimlerle (audit) uyum sağlama zorunluluğu vardır.
Kurallara uymamak, para cezalarına, başvuru yasaklarına veya Çalışma Bakanlığı tarafından soruşturma başlatılmasına neden olabilir.
İşten çıkarma durumlarında, H-1B sponsorları etkilenen çalışanların dönüş masraflarını karşılamakla yükümlüdür. Ayrıca, çalışanın görev yeri veya pozisyonu değiştiğinde USCIS’in güncellenmesi gerekir.
İşverenler ayrıca vize bitiş tarihlerini takip etmeli ve zamanında uzatma başvuruları yapmalıdır. Uyumlu kalmak, hem şirketi hem de çalışanın göçmenlik statüsünü korur.
Pahalı hatalardan kaçınmak için, birçok şirket göçmenlik hukuku konusunda uzman danışmanlarla çalışmayı tercih eder. Güçlü bir uyum stratejisi, yalnızca yasal güvenliği sağlamakla kalmaz, aynı zamanda uluslararası yeteneklerle güven ilişkisini de güçlendirir.